X


DIŞ CEPHEYİ BİR DE BÖYLE GÖRMEK LAZIM

image banner

Bu yazıda dış cephe mühendisliği, malzeme, teknik detaylar, maliyetler, cephe problemleri gibi sıkıcı konular yerine, dış cephe kavramına farklı bir bakış açısı bulacaksınız. Bu yazı ile, metni okuyan mimarın, cephe tasarımı üzerinde çalışırken evrensel iddialara sahip olabilmesine katkı ve cephe tasarımının temel ilkelerine farklı bir bakış açısı sunmayı amaçladım.

Yaşadığımız evrende canlı veya cansız her varlığın bir dış cephesi var mutlaka. Bu dış cepheye kimi zaman kabuk adını veriyoruz, kimi zaman zırh veya cilt.  Cansız bir taş parçasının bile dış yüzeyi ile iç dokusu farklılık gösteriyor. Taşın hava ile temas eden yüzeyinde iç kısımlarına oranla daha fazla sertleşme ve renk farkları oluşuyor. Evrende canlı veya cansız her varlık kendisine bir şekilde bir kabuk oluşturuyor. Böylece asal niteliğini koruma altına alıyor.

Bu kabuk oluşturma işini gezegenler de yapıyor ve gezegen üstündeki tüm varlıklar kendi ölçeğinde yapıyor.

Elmanın kabuğu var, dünyanın kabuğu var, kan hücresinin de kabuğu var. Her şeyin kabuğu var peki tüm bu kabukların ortak paydası nedir? Bu sorunun cevabını bulduğumuzda kabuk tasarımındaki en kritik bilgiye de ulaşmış oluruz. Ve bir binanın dış kabuğunu tasarlarken bu bakış açısı bizi oldukça doğru bir yere getirir.

Aklıma ilk gelen bazı ortak paydaları alt alta sıraladım:

*Her varlığın kabuğu o varlığın işlevselliğine hizmet ediyor,

*Her varlığın kabuğu o varlığın dış tesirlere karşı ihtiyacı olan korumayı sağlıyor,

*Her varlığın kabuğu o varlığın dışarıya vermek istediği ifadesini ve çevresiyle olan etkileşimini belirliyor,

*Her varlığın kabuğu o varlığın mevcudiyeti müddetince kendi içinde değişim gösterse bile  yine de varlığını koruyor. Yani öz hiç bir zaman kabuksuz kalmıyor.

*Hiç bir varlığın kabuğu evimiz olan evrenin işlevselliğine zarar vermiyor. Yani doğa düzenine aykırılık göstermiyor, çevreye zarar vermiyor.

*Hiç bir canlının kabuğunda mühendislik bir tasarım kusuru bulunmuyor. Ne bir fazlası ne de bir eksiği var. Yani tam anlamıyla optimize edilmiş bir mühendisliğe sahipler.

Bu ve bunlar gibi ilave edilecek pek çok ortak paydayı fark edersek, tasarlayacağımız dış cephe bence mükemmele yakın olacaktır. Dış cephe tasarımının temel prensipleri doğaya ve çevreye aykırı olmamalı aksine bütünlük içinde olmalıdır.

Doğa, evrim süreci içinde kendisini an be an günceller. Eğer bu süreci göz ardı ederek aykırılıklar içine girersek oluşturacağımız strüktürlerin kabuk tasarımında zamanın ötesinde çözümler üretmek zorunda kalırız. Oysa ki yaşadığımız dünya ve piyasa koşullarına baktığımızda pek çoğumuz günümüz koşullarına uygun çözümleri bile bulmaktan aciz durumdayız.

Dış cephe tasarımında “cephe mühendisliği” kriterleri de bu temel cephe tasarımı kriterlerin bir parçasıdır. Ayrı bir uzmanlık dalıdır ve gerek tasarım gerekse imalat ve montaj aşamalarında büyük önemi taşır. “Dış cephe strüktürleri danışmanlığı ve mühendisliği” adını verdiğim bu çalışma sınıfını, projecilik sektöründe başlı başına bir proje disiplini olarak görüyorum. Nasıl ki mimari proje disiplini altında, statik, mekanik, elektrik, peyzaj var ise, en az bunlar kadar önemli “cephe projesi” de ayrı bir proje disiplini olarak yer alır. Mimarlar, statik, mekanik, elektrik, peyzaj konularında sahip oldukları bilgi ve tecrübelerinden daha fazlasına “cephe proje disiplini” dalında da sahip olmalıdırlar.

Umarım bu yazı ile sevgili mimar kardeşlerime farklı bir bakış açısı sunabilmişimdir.

 

ERDAL ÖZDEMİR - YTÜ İnş.Müh. & MSÜ End.Ür.Tas.