X






GELENEKSELDEN MODERNE VE GELECEĞE OMAR BABAN DESIGN

image banner

Markanı 5 kelimeyle tanımla desek...?
Gelenekseli modern dokunuşlarla geleceğe taşımak.

Markanı oluşturma sürecinde en zorlandığın şey neydi?
Bu süreci kruvasan hamurunun dokusu gibi üst üste, katmanlar halinde biriken ve yıllar boyunca deneyimlediğim herşeyin,  zamana ve farklı coğrafyalara yayılmış olmasının doğal bir sonucu olarak oluştuğunu söyleyebilirim. Her görünen bir görünmeyenden doğar. Önce düşler ve sonra hayata geçiririz. Markayı kurduktan sonra en zorlayıcı kısım emekledikten bir sure sonra markayı ayağa kaldırmaktı. Şuanda bu süreci emin adımlarla ilerletmek istediğimden, basamakları yavaş yavaş çıkıyorum hatta hala yolun başındayım diyebilirim. 16 Mayıs’ta 3.yılım olacak ama ona rağmen hala yolun başındayım ve her gün yeni bir çok şey öğrenerek, deneyimleyerek yoluma devam ediyorum. Nasıl bir evde büyüdün, tasarımcı olmaya ne zaman karar verdin?
Çok sevecen bir aile ortamında büyüdüm. Harika bir çocukluk, bahçe, bisiklet… Annem Fransız edebiyatı mezunu; antika, tarih, obje ve sanata çok meraklıdır. Babam hukuk fakültesi mezunu ve tarihe, politikaya çok meraklıydı. Etrafımda burda gördüğünüz mobilyaların bir kısmı vardı. Annemin çok iyi koleksiyonları var. Halı, tablo obje… Babamın mesleğinden dolayı değişik yerlerde büyüdüm ben; İstanbul, Orta Doğu, Afrika, Hindistan, İngiltere.

Tasarımcı olmaya karar verme sürecinden bahseder misin?
Annemden çok etkilenerek ve çocukluğumdan itibaren yaptığım seyahatler, gittiğim yerler beni çok etkiledi. Büyüdüğüm ortamın kültürüne çok meraklıydım. Annemin koleksiyonları beni etkiliyordu. Renge, sanata, tarih ve dokuya merak, iş değil ama tatil için seyahat tercihlerimi de şekillendirdi. Amerika mesela güzeldir ama bir seferden sonra cazibesi bitti benim için. Fakat mesela İtalya öyle değildi. 80 kez gitsem de hala keşfedilecek çok şey bulabilirdim. Hindistan ve Uzak Doğu’nun da bendeki etkisi öyledir. Seyahat ettiğim bütün kıtalar, yaşadığım bütün coğrafyalardan hafızamda iz bırakan bütün kültürel dokular tasarımcı kimliğimin oluşması ver ortaya çıkması için doğru bir zemin oluşturdu ve ailemin, dostlarımında sürekli teşvikleriyle tasarım dünyasında Omar Baban Design markası ile var olmaya karar verdim.Neyle hatırlanmak istersin?
İyi bir insan olduğumla ve ruhumdan süzülerek ortaya çıkmış tasarımlarımla hatırlanmak isterim. Adımlarımı buna özen göstererek atıyorum. Marka olarak kaligrafi serisi benim için markanın imzasıdır. Markanın çıkış noktası. Ufak bir obje ile başladı bu süreç ve şu an çeşitli  ürünlerle yelpaze genişleyerek devam ediyor.

Kimler sana ilham veriyor?
Etrafımdaki her şey… Yaşadığımız toprak o kadar zengin ki, tarih ve kültür olan her yer bana ilham veriyor. Bütün renkler, gelenekler…  Beğenerek takip ettim isimlerden; Alidad, Zaha Hadid, Paola Navone, Carlo Mollino ve daha çok isim var…

İç mimarlık okumadım ama hayranlıkla izlediğim çok proje var. Genellikle Türkiye, Orta Doğu ve Hindistan’dan ilham aldığımı söyleyebilirim.Pazarlama stratejilerin tasarımlarını etkiliyor mu?
Tasarımlarımı sınırlı sayıda ve rafine bir şekilde üretiyorum.

Sadece tek bir kesime hitap eden bir pazarlama stratejim olmadığından ve beslendiğim çok fazla farklı kültür olduğundan dolayı stratejimin tasarımlarımı etkilediğini söyleyemem. Her markanın amacı elbetteki finansal olarakta güçlü olmak fakat geçmişte başarılı bir şekilde yapmış olduğum bir çok işten sonra şuanda bunu keyifle ve deneyimlerimi aktararak yapıyorum. Bu yüzden stratejik ve gelir hedefli tasarımlar değil, özenli, detaylı, kalıcı ve el emeği tasarımlar yapıyorum.

Gelecek nereye gidiyor, 2020 trendleri neler?
Tasarımlarımda ev dekorasyon ürünleri ve iç mekan tasarımı ön planda olduğu için buna şöyle yanıt verebilirim, Klasik aile tablosundaki değişim, ev ve yaşam birliktelikleri, ortak yaşam konseptleri, çekici ortak alanlara sahip yeni, nötr yaşam dünyaları ortaya çıkartıyor. Dekorasyonda doğallık ve otantiklik gibi kavramının ön planda olduğu bu alanlarda vurgu renk olan yeşili bol bitki ile kentsel ormancıklar şeklinde daha çok görüyoruz.

Birçok neslin bir arada bulunduğu yaşam biçimlerinin trend olmasıyla, beraberinde yeni konut tipleri ve mimari konseptlere olan gereksinimde gittikçe artıyor. Bu sosyal değişim böylece yaşam alanlarımızı da değiştiriyor. İşte geçirdiğimiz uzun zamanlardan sonra birlikte olduğumuz anların kalitesini arttırmak için yeni fonksiyonel konseptler ve ideal yaşam alanları oluşturmak giderek daha çok önem kazanıyor.

İşleri nedeniyle sıkça ikamet yerlerini değiştiren kensel göçebeler için modern apartman dairelerinde en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş çözümler olduğudan dolayı onlar için minimalist mobilyalar daha uygun olabiliyor. Böylece daha az yükle yolculuk edip yerleşebiliyorlar.

Bunlarla beraber ağ bağlantılı akıllı evler aile ve hobi için daha fazla zaman ayırmak isteyenlerin, gündelik hayatını daha kolay ve daha verimli bir hale getiriyor. Bu tarz evler için pek göze batmayan net ve işlevsel dekorasyonlar daha fazla tercih ediliyor.