X


THE SHED

image banner

Hudson Yards’da meydana gelen mimari değişimler hız kesmeden devam ederken, Vessel’dan sonra alanın en merak edilen projelerinden Diller-Scofidio Renfro ve Rockwell Group tasarımı ‘Shed’ açılışını gerçekleştirdi. Ethylene-tetrafluoroethylene (ETFE) yastıklarla kaplanan etkileyici yapı, bu yeni bölgeye şehirden sanat ve performansları taşıyabilmek adına 30. caddedeki High Line ile bağlantılı olacak şekilde tasarlanmış. Birçok galeri, 500 kişi kapasiteli Griffin Tiyatrosu ve McCourt olarak adlandırılan büyük ölçekli performans ve enstelasyonlara ev sahipliği yapması planlanan mekan, Shed’de yer alan fonksiyonlardan bazılarını oluşturuyor. Üst katlarda prova alanları, lokal sanatçılara ayrılmış mekanlar ve etkinlik alanları bulunuyor. Liz Diller yapıyla ilgili şunları söylüyor: ‘Yapımı 11 yıl süren Shed kapılarını devamlı bir çalışmanın ürünü olarak açtı. Bu binayı mimarinin altyapısını oluşturan bir öge olarak görüyorum. Hepsi kastan oluşan bu dinamik yapı bir sanatçının gelecekte karşılaşabileceği, şimdiden tahmin edemeyeceğimiz ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte. Benim için başarı, bu yapının sanatçının meydan okumalarına uyum sağlayabildiği ve faydalı bir diyalogla birbirlerini besleyebildikleri durumdur.’1250 oturma, 2000 ayakta ziyaretçi kapasitesi bulunan etkinlik mekanı McCourt, adını Shed yönetim kurulu üyesi Frank McCourt Jr. ve ailesinden almış. McCourt’un önemli özelliklerinden biri kuzeydeki ve doğudaki büyük kapılar açıldığı anda bir açık hava pavyonuna dönüşebilmesi. Yapının kabuğu sayesinde dış mekandaki meydan, sergiler ve etkinlikler için tanımlı bir açık mekan oluşturabiliyor. Dönüşebilen ve çok amaçlı mekanlarıyla Shed’in en dikkat çeken özelliklerinden biri de farklı türdeki etkinliklere adapte olabilme yeteceği olacak gibi görünüyor.

Rockwell Group’tan David Rockwell’in yapı hakkındaki yorumları ise şöyle: ‘Shed birçok farklı altyapıdan gelen sanatçının ve tasarımcının kendi işlerini sergilemek için kullanabileceği, adaptasyon yeteceği yüksek bir strüktürel palet olarak tasarlandı. Yoğun bir çalışmanın sonucunda tamamlanan yapıyı onu daha ileriye taşıyacak olan sahiplerine, yani sanatçılara ve ziyaretçilerine teslim etmekten büyük heyecan duyuyoruz. New York gibi sanatın çok önemli rol oynadığı bir şehrin enerjisine böyle bir miras bıraktığımız için daha gururlu olamazdık.’

 

Lokasyon: New York, ABD
Proje Yılı: 2019
Mimar: Diller Scofidio+Renfro, Rockwell Group
Fotoğraflar: Iwan Baan, Timothy Schenck
Kaynak: archdaily
EDITOR: SERAY TULAY