X


image banner

KELİMELERİN PEŞİNDE...
A kıl                Çok gerekli
L af                 Dikkatli kullanmak lazım
İ tibar              Çok önemsediğim, kolay kazanılmayacak ama çok çabuk kaybedilebilecek
                       bir şey. Benim ve A Tasarım’ın çok önem verdiği bir şeydir.

O DTÜ             Okul, okulumuz... Kişiliğimin, hayata bakışımın, dünya görüşümün
                        oluşmasında etkili olmuş sevgili okulum.
S eyahat         Çok sevdiğim ve çok gerekli olduğunu düşündüğüm bir şey. Mimarların
                        seyahat etmesini çok gerekli buluyorum.
M üzik             Çok hoş, olmalı, hayatı tatlandırıyor.
A ile                Öz, başlangıç, çok önemli... En büyük destek...
N ezaket         Kelime çok hoş... Herkeste olması gereken bir şey.

Ö ykü              Sevimli bir şey...
Z aman           Değerli bir şey, iyi kullanmak lazım. Kesinlikle geri dönüşü yok.
T at                 Tatlı geliyor aklıma.  
Ü slup             Zor, hassas ve toplumsal yaşantıda dikkat etmemiz gereken bir şey.
R ekabet         Tatlı rekabet geliyor aklıma. Tatlı rekabet yaptığım ofisler, arkadaşlar iyi ki
                        varlar...
K arar             Alınması gereken bir şey, alması zor bir şey ama yine de en kötü karar
                        kararsızlıktan iyidir.

DAHA İYİSİ NASIL OLUR?
+Mimarlık eğitimi

Ben mezun olalı 31 yıl oldu. O dönemdeki hocalarımızı can kulağıyla dinlediğimizi hatırlıyorum. O dönemde kaynaklar azdı, internet zaten yoktu, pek çok şey kısıtlıydı. Kütüphanedeki kitaplar ve süreli yayınlar çok kıymetliydi bizim için. Bu soru nedeniyle, önce doğal olarak kendi eğitim yıllarıma bakıyorum, sonra her yıl staj için gelen arkadaşlar sayesinde bu dönemi görüyorum ve hepsini bir arada gözden geçiriyorum.  Mimarlığı mimarlık eğitimi başlangıcında öğrencilere iyi tanıtmak, anlatmak ve tariflemek çok önemli. Zihinlerinde mesleğe dair fikir ve tarif oluşması gerekli… Bu konularda eksiklikler olduğunu düşünüyorum.

Ardından mimarlığın tarih, sosyoloji, psikoloji gibi pek çok bakış açısının bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını düşünüyorum. Öğrencilerin bunun da farkında olmaları lazım. 

Diğer taraftan zamanın imkanları, yapı teknolojisi ve maliyetlerin üzerinde durulmalı.

Başka bir konu, işverenle bina yapım sürecinde karşınıza çıkan diğer kurum ve kişilerle olan ilişkiler, yani insan ilişkileri ve iletişim konuları üzerine de bir şeyler söylemek lazım.

Ekonomi çok önemli… Tasarımınızın inşa edilebilmesi için bütçe olması lazım. Bir ressam ya da şair kadar özgür değiliz. Bir oda içinde, stüdyoda ürünümüzü tamamlayamıyoruz. Bize takım ve imkanlar gerekiyor.

İnsan ögesinin üzerinde durmak lazım.

Mimarlık sanki taşla, tuğla ile camla, çelikle yapılan fiziksel bir yapı iken ben onların dışında bir şeyle anlatıyorum gibi oldu. Ama ben bunlara inanıyorum, o temel teknik eğitim zaten veriliyor verilmesi lazım. Orada da temel tasarımdan başlayarak detay aşamasına kadar temel konulardan haberdar edilmesi lazım öğrencilerin…

Eğitim sırasında da okuldaki hocalarımızın katkıları yadsınamaz ama dışardan,  serbest çalışan meslek insanları da eğitime davet edilebilir. Onların katkısı, öğrencilerin farklı bakış açılarını görmesi ve bu bakış açılarının aynı noktalarda birleşebildiği gibi, bazen de ayrışabileceğinin henüz öğrenciyken deneyimlenebilmesi olacaktır.

Mimarlık eğitiminin süresi de konuşuluyor. Ama işin eğitim tarafında da ekonomiye baktığınızda daha uzun yıllar okumak handikap. Üniversiteyi okuyup üstüne master da yapabilir. Biz eğitim aldığımız yıllarda master, çok detaylı ilerletilmiş projeler ve raporları şeklinde de kabul ediliyordu sonradan makalelere dönüştü. Bu da değerli ama diğeri daha sofistike bir noktaya doğru öğrenciyi yönlendiriyor.

+Kent
Kentler insan öncelikli olarak düşünülmeli, tasarlanmalı… Yürüyebildiğiniz kentler olmalı. Londra’da, Berlin’de, Paris’te yürüyorsunuz. Yürüyebildiğiniz zaman sağlıklı oluyorsunuz hem ruhen hem bedenen. Yürürken şehri yaşarsınız. O nedenle taşıt öncelikli değil, yaya öncelikli şehirler olmalı.

Şehirlerde alt yaşama çevreleri olmalı, çok sert bölgelemeler olmamalı. Örneğin şehrin belli bir yerine yoğun ofis mekanları yerleştirilmiş, başka bir yerinde konutlar var. Bu çok yoğun bir trafik yaratıyor.

Daha küçük kent parçaları olabilir. Bu alt şehir parçaları iş imkanları da sunabilir. Almanya bu açıdan iyi bir örnektir.

Ama bazı şeyler bir şehirde bir tane olabilir mesela opera. Operaya gideceksen merkeze gelirsin. Basit bazı ihtiyaçlar için bile merkeze geliyorsan bu gereksiz trafik, yorgunluk ve konforsuz seyahat yaratır. Kontrolsüz gelişen ülkelerde görüyoruz bunu.                                   

+Mimari
Mimari parçalar bir araya gelerek yakın çevreyi, oradan kenti oluşturuyor. Daha iyi bir mimari insan ögesinden yola çıkmalı. İnsanın hareket biçiminden, ihtiyaçlarından yola çıkmalı.

İkincisi de doğadan yola çıkmak önemli. Siz boş bir araziye bina yaptığınızda onun bir cephesi hep doğuya bakarken diğer cephesi hep batıya bakacak. Yani yaptığınız binanın geometrisi veya çatısı o binanın yer aldığı iklime uygun olmalı. Bu yapılıyordu ama 21.yy’da farklı bir anlayış oluştu. Duyarlı olmak önemli.

Daha iyi mimari çevre oluşturmak için bir taraftan da insan ve doğadan yola çıkarak yapılan binaların uzun süre işlevini koruyabilmesinin sağlanması lazım. İklimle olan dengesi de çok önemli.

Ekonomi boyutu da olmalı. Yapıların yapımında daha az enerji tüketeni kendi enerjisini sağlayabilen ve yakın çevreden ana malzemelerini alıp, geri dönüşüm imkanı da verebilen yapılar olmalı. Türkiye’de 10-20 yılda yıkılan binalar var.

Rahmetli Turgut Cansever anlatmıştı, geleneksel Türk mimarisindeki evlerde evin modülasyonu var, pencerelerin de bir modülasyonu var. Evi yapan usta pencere boşluğunu bırakıyor, bir de pencere yapanlar var. Pencere yapanların gelip ölçü almalarına gerek de yok. Devamlı pencere üretiyorlar. Yıllar sonra o evi yıkıp başka bir şey yapmak istediklerinde pencereleri yapı malzemesi pazarında satıyorlar. Bütçesi olmayanlar oradan alıp tekrar kullanıyorlar. Bu geri dönüşüm düzeni o dönemler başarılı olmuş iyi bir uygulama… Çevreci taraftan da düşününce yıktığın binanın o kadar çok malzemesini tekrar kullanabiliyorsun ki... Bu konular üzerine tekrar tekrar düşünmek gerekiyor bence. Modülasyon, modülerlik önemli kelimeler burada.  Corbusier’nin de üstünde durduğu bir şey bu. Modül üzerinden gittiğiniz zaman çok iyi yerlere gelebilirsiniz. A Tasarım’ın da önemle üstünde durduğu konulardan biridir bu. Ana gövdeyi oluşturan aksları belli bir modülasyonda yaparız. Çoğu zaman kullandığımız modülasyon 60’ın katları olan ve 840cm lik akslar… Bu malzemelerin daha az fire vermesi, optimum malzemeyle maksimum fayda elde etmek gibi sonuçlara götürüyor.

Erdoğan Elmas Bey’in kulağını çınlatmak istiyorum. Kızı Elif benim sınıf arkadaşımdı. 2.sınıftayken ofislerine gitmiştik. Daha sonra yaz tatillerinde staj için gittim.  Onların kökünde de Alman eğitimi ve mentalitesi var. Ana aksları kurarken belli bir modülasyona göre çiziyorlardı. O dönem bana anlatmışlardı ve çok önemli olduğunu fark etmiştim. Modüler düzenler ile bir sistem kuruyorsunuz. Sonra üniversite projelerini yaparken aynı konular üzerinde tekrar tekrar düşündüm. Numan Cebeci’de bu konular üzerine çok düşünen bir insandı.

+Teknoloji
Sorular, birbirine akan sorular... Teknoloji-ileri teknoloji, gerekli ve iyi ama biz o teknolojiyi yerelde de üretebilmeliyiz. Bazı şeyler basit teknoloji olmalı hatta. Her şey high-tech olmak zorunda değil, hele yapıyı düşündüğünüzde kapı, kapının kolu, seramik, mobilya... Çok iyi gelişmeler var ama daha da olmalı. Havalandırma, yapı elektroniği gibi konularda da yerel olunmalı. Bu zincirleme etki yaratarak yerel bir ekosistem oluşturabilir. Nakliye azalır, kaynak ucuza gelebilir, istihdam artabilir. Bütün bu bahsettiklerimin gerçekleşebilmesi hem mesleğimiz hem de ülkemiz adına faydalı olacaktır.

+Sürdürülebilirlik
Çok sevdiğim bir örnek vermek istiyorum burada, file! Plastik poşet yerine kaç yüz kere kullanılan bir şey. File gibi şeyler yapmak lazım. Onu sürdürebilirsin. Enerjiyi doğru kullanmak ve çevreyi kirletmemekle bile sürdürülebilir olabilirsin. Geri dönüşüm, daha az enerji harcayarak dönüştürmek, tekrar tekrar kullanabilmek; bunlar sürdürülebilirliği sağlayacaktır. Enerji kaynaklarını doğru kullanmak da önemli tabi… Her üretim bir enerji tüketiyor, üretilen materyal de kullanıcıya ulaşana kadar çevreyi kirletiyor. Bunu bir kere üretip uzun yıllar kullandığınızda ise çevreye katkınız oluyor.

KİŞİSEL...
+Ne okuyorsun

National Geographic dergisinin geçen ayki sayısındaki uyku diye bir bölüm vardı, onu okuyorum. Uyku benim için hep önemlidir. Vücut saatine de inanırım, çocuklarıma da söylerim. Yıllardır annemden babamdan dinlediğim bazı şeylerin bilimsel olarak da yazılması çok hoşuma gitti.  İnsan vücudunun güneşe göre hareket ettiğini bilimsel olarak ortaya koymuşlar.

+Ne dinliyorsun
Bu ara Emel Sayın dinliyorum. Çok güzel, çok sakin, çok nazik ve çok anlamlı sözler. Zeki Müren’i de çok seviyorum.

+Ne izliyorsun
Dangal’ı izledim yakın zaman önce. Çok sevdim, kızım da olduğundan.

+Hobilerin
Seyahat etmek ve yemek yapmak. Herkesin bir hobisi olacak, çabuk söyleyin hobinizi derlerse bir gün, o yemek yapmak benim içinJ

+Hayattaki olmazsa olmazın
Aile, sülale ve arkadaşlar, dostlar. Bu yönleriyle güçlü olan insanlar başka konularda zorluklar yaşasalar da o destek çok güç veriyor.

+Mesleğin yenilerine vereceğin 3 tavsiye
Birincisi geriye bakmaları, tarih ve mimarlık tarihini öğrenmeleri. Geçmişteki önemli izleri, önemli yapıları ve önemli mimarları bilmeleri. Mesleğin mihenk taşlarını iyi öğrenmeleri. Türkiye ve dünya tarihini öğrenip bunun içinde mimarlığı anlamlandırmaları.

İkincisi bugünü anlamaya çalışmaları, bugünkü insanı, toplumu, ekonomiyi ve dünya düzenini kavramaları.

Üçüncüsü geleceğe bakmaları  geleceğe bakarken vizyoner ve hayalperest olmalarını tavsiye ediyorum.

DİĞER RÖPORTAJLAR