X


image banner

KELİMELERİN PEŞİNDE...

E v                               Aile
D enge                        Yaşam
A şk                             Tutku

T ercih                        Karar
A yar                           Son dokunuş
H akikat                      Hayatın kendisi
M ükemmellik            Mesleki tutku
A lkış                           Başarı
Z aman                       Çok değerli

DAHA İYİSİ NASIL OLUR?
+Mimarlık eğitimi

Mimarlık bence çok kompleks bir eğitim. Mimaride psikoloji var, muhasebe var, müşteri ilişkisi var... Ancak bence en önemli ayağı sanat ve estetik. Biz Güzel Sanatlar Akademisinde   diğer sanatsal disiplinlerle de etkileşim içerisinde olan bir eğitim aldığımız için şanslıydık. Resim atölyesine, heykel atölyesine, seramik atölyesine girebiliyorduk. Bence mimarlık eğitiminin ana noktası sanat olmalı. Mimarlık yada iç mimarlık eğitiminde, tıp eğitimindeki FKB (fizik-kimya-biyoloji) gibi önce sanat içinde yoğrulup sonra branşlaşma olmalı .

Mimarlık eğitiminde okurken çalışma imkanı var ,uygulamaları görerek  ilerleyebiliyorsun. Okulda teorik olarak öğrendiğini pratikte de gördüğünde gerçekten anlıyorsun. YTÜ restorasyonda okurken ahşap atölyemiz vardı ve ben sedef kakmalı rahle yapmıştım o atölyede. Ahşabı,mermeri,demiri tanımak atölyede birebir görmek ve çalışmak bence mimarlık ve iç mimarlık eğitiminde kesin olmalı.Şimdi üzülerek gördüğüm , bir çoğu malzemeyi bile tanımadan mezun oluyor.

Mimarlık eğitiminde eğitimcilerinde  vizyonlu olması ve  öğrencinin bakış açını vizyonunu arttırması gerekli. Bizim dönemimizde Mimar Sinan Üniversitesinde, biz bu yönden çok şanslıydık. Üniversite eğitimi sonrası Amerika, Chicago da  UIC de Endüstri Tasarım bölümünde eğitim alma imkanım oldu. Orada ki eğitimim esnasında  , çalışma imkanı bulduğum eğitimcilerin , dünyanın  farklı şehirlerinde ofisleri olduğunu ve çok farklı projeler imza attıklarını gördüm, bir ofisi Londra’da bir ofisi Los Angeles’ta, aktif iş yapan ve yoğun çalışan kişilerdi. Yaptıkları projelerin içinde yer almak , insanın  vizyonun geliştirmesine ,bakış açısını  geliştirmesine  sebep oluyordu. Bunu insan ne kadar erken öğrenip farkına varırsa mesleğe yaklaşımı da ona göre farklı boyutlara ilerliyor.  Bence, üniversiteler, mimari ofisler ile ortak çalışma programları düzenlemeli,  mimarlık öğrencileri okurken çalışma ve mesleki tecrübelerini arttırma şansına sahip olmalı, hem ofis hemde şantiyede çalışma imkanı bulunmalı, teorinin yanında mesleği uygulamalı olarakta öğrenebilmeli .

Son olarak da farklı yerler, şehirler  görmek, görgü ve bilgisini arttırabilmek  mimarlık öğrencileri için çok önemli. Üniversitelerin buna destek olmaları , bununla ilgili sponsorluklar geliştirilmesi gereklidir. Her yıl farklı  en az 4 şehir ve bölgeyi gezmeleri, o bölgeleri tüm kültürü ,binaları ve mimari yapıları   ile görmeleri lazım.

+Kent
İstanbul esasında muazzam bir şehir. Farklı dinamikleri var, biz çok şanslıyız ama İstanbul şanslı mı emin değilim. Çok kaotik, çok karışık ve çok kalabalık bu şehir. İstanbul dışındaki şehirlerde de imkan sunulmalı ki büyük şehirlere bu kadar göç olmasın. Ama yapılması gerekenler yapılmıyor, büyük kentlerin nüfusu artıyor ve İstanbul gitgide düzensizleşiyor. Yeni imara açılmış bölgelerde bile  plansızlığı ve çirkin yapılaşmayı görüyoruz. Sonra Londra örneğine bakıyorsun, yürümek huzur veriyor o tip kentlerde.

Kentsel dönüşümde olan bölgelerde mesela; mahalleler birleşse,  4 alçak ev birleşip tek bir yüksek yapı olsa ve kalan arazi yeşil kalsa. Ev tipleri standart olsa, renk ve doku olarak.

Bu konuların tümü belediye yönetimlerinde bitiyor. Politik çıkarlar bizi yönettiği sürece ben şehri düzeltilemez görüyorum maalesef.

+ İç Mimari
İç mimaride daha iyisi olması için mimarinin daha iyi olması lazım. İç mimari ancak mimari ile bütünleştiğinde doğru şeyler ortaya çıkıyor. Tavan yüksekliği mesela, sen iç mimaride ne yaparsan yap tavan yüksekliği yeterli  değilse içeride ne yaparsan yap olmuyor . Mimari iyiyse iç mimari de çok iyi oluyor ama değilse sen elinden geleni yapmaya çalışıyorsun. Bizim mimarisini de kendimizin yaptığı villa projeleri var üzerinde çalıştığımız. Orda çok rahatız mesela. Bir yandan kentsel dönüşüm projeleri geliyor, iç mekanlar hiç düşünülmeden planlanmış.

Bu şartlarda mevcudun içinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz ama biz mimariye de müdehalemiz mutlaka oluyor.

+Teknoloji
Biz de teknolojinin vermiş olduğu tüm imkanlardan faydalanıyoruz. Ama ben konsept plan, kesit ve perspektifleri elle çiziyorum. Eskizleri  elle hazırlamak hala  o tadı almak ayrı bir haz veriyor.

Robot teknolojisi ile üretim, hızı ve kalite açısından çok ilerledi . Endüstri 5.0’da teknolojinin amaç değil insanlar için araç olacağını beyan ettiler ,bu güzel bir gelişme, insanların yerini robotların alması,  bana hep çok korkutucu gelmiştir .

+Sürdürülebilirlik
Biz bütün uygulamalarımızda doğala yakın, geri dönüşümlü malzemeler kullanıyoruz. Yenilenebilir enerji kullanmaya gayret ediyoruz. Avrupa’daki gibi bir bilinç yok ve bir de kullanıcıların bu konuda ki bütçe kısıtları da söz konusu .

Elektrik – elektroteknik  sektöründen çok firmayla çalıştık ancak onlar bile bu tür çözümleri bütçesel nedenlerle kullanmayı tercih etmediler. Bizde yeşil sertifikalı bina konusu biraz pazarlama argümanı olarakta kullanılıyor gibi geliyor bana. Devlet binaları bu yöne teşvik etmeli ve örnek olmalı. Yeşil bina yaparken herkesin bir florası olacak ve onları kullanacaksın. Biz bomboş araziye yeşil alan yapınca oldu sanıyoruz. Yeni istihdam yaratmak da sürdürülebilirlikle ilgili.

KİŞİSEL...
+Ne okuyorsun

Çok karışık benim, aynı anda 7 tane falan kitap okuyorum. Celal Şengör’ün Bilgiyle Sohbet’ini, Stephan Hawkings’in Kara Delikler’ini, Francisco J. Ayala’nın

Ben Maymun muyum?’u, Dostoyevski Beyaz Geceler ’i okuyorum. Bir de Mekandaki Fizik diye bir kitap okuyorum. Sırada İnci Pirinçcioğlu’nun biyografisi var.

+Ne dinliyorsun
Fazıl Say dinliyorum. Çalışırken Chopin, Shubert, Schuman, Bach dinliyorum. Belli aşamadan sonra Pink Martini’ye geçiyorum. Sonra Şebnem Ferah dinliyorum.(çok severim. )

+Ne izliyorsun
Biz ev de uzun süre önce  televizyonu kapattık, bu yönden evde katı bir anneyim!. Sinemaya ,çocuk filmlerine gidiyoruz kaçırmadanJ

+Hobilerin
Kar kayak en sevdiğim spordur, mümkün olduğunca yapmaya çalışıyorum. Kagider üyesiyim. Çok aktif bir dernek, genç kadınlara yönelik çok güzel projeler yapıyoruz..Şimdi bir de projelerde tasarladığımız mobilyalar ,aydınlatma elemanları vs. üzerinde çalışıyoruz, tasarımları birleştirmek ve paylaşmak istiyoruz. Bu konuda nasıl ilerleyelim onun araştırması içindeyiz..

+Hayattaki olmazsa olmazın
Sağlık... Sağlık olursa her şey olur, hem beden hem ruh sağlığı tabii ki. İnsanın sevdiği işi yapmasıda tabii bence en büyük şans.

+Mesleğin yenilerine vereceğin 3 tavsiye
Gezmek, görmek, kendini geliştirmek, teknolojiyle uyumlu olmak... Belli yaşta belli şeyleri öğreniyorsun, sonra çok zorlaman gerekiyor kendini . Eğitim hayatını çok iyi değerlendirmek gerekiyor. O dönemde tüm yatırımı yapıyorsun kendine ve zamanla geri dönüşünü almaya başlıyorsun. Kendine yatırım süresini çok iyi geçirmen lazım, çok gezmek, yeni yerler görmek farklı coğrafyalardan insanlar tanımak ve insan ilişkilerini geliştirmek mesleki yaklaşımlarını da çok değiştiriyor.

 

DİĞER RÖPORTAJLAR