
Bir teknik direktörün kaderi, bazen tek bir turnuvada şekillenir. Vincenzo Montella, Eylül 2023’te Türkiye A milli takımının başına geldiğinde, kendisine verilen süre Temmuz 2026’ya kadardı. Aradan geçen zamanda Montella, Türk milli takımını 23 yıllık Dünya Kupası hasretine son vererek turnuvaya taşıdı, Avrupa Şampiyonası’nda grup liderliği yaşadı ve Almanya deplasmanında 72 yıl sonra galibiyet aldı. Ama 2026 Dünya Kupası’nda gelen grup aşamasında elenme, bütün bu başarıları gölgeledi. Avustralya’ya 0-2, Paraguay’a 0-1 mağlup olan Türkiye, son maçta ABD’yi 3-2 yense de grubun sonuncusu olarak turnuvaya veda etti. İşte tam bu noktada, Montella’nın geleceği tartışılmaya başlandı. TFF, İtalyan teknik adamı görevde tutma kararı aldı, sözleşmesini Haziran 2025’te 2028’e kadar uzatmıştı ve bu karar geçerliliğini koruyordu. Ama Dünya Kupası sonrası bir şeylerin değişmesi gerektiği açıktı.
Sözleşmenin anatomisi: ne imzalandı, ne uzatıldı
Montella’nın Türkiye macerası Eylül 2023’te başladı. Stefan Kuntz ile yollar ayrıldıktan sonra göreve getirilen İtalyan teknik adam, TFF ile ilk sözleşmesini 31 Temmuz 2026 tarihine kadar imzalamıştı. Bu sözleşmede dikkat çeken bir detay vardı: Montella’nın görev yerinin Türkiye olduğu ve yurt dışına çıkışlarının izne tabi olduğu belirtilmişti. TFF, İtalyan hocanın sürekli Türkiye’de kalmasını istiyordu ve Montella İstanbul’da ev arayışına başlamıştı.
İki yıldan daha kısa bir süre içinde Montella, Türk futbolunda bir dizi ilke imza attı. 16 yıl sonra Türkiye’yi Avrupa Şampiyonası’na götürdü ve ilk defa gruptan lider olarak çıktı. 72 yıl sonra Almanya’ya deplasmanda galibiyet aldı. Ve nihayet, 23 yıllık Dünya Kupası özlemini sona erdirerek Türkiye’yi 2026 turnuvasına taşıdı. Bu başarıların üzerine, TFF Haziran 2025’te Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen bir törenle Montella’nın sözleşmesini 2028 Avrupa Şampiyonası sonuna kadar uzattı.
İmza töreninde duygusal bir konuşma yapan Montella, “Çok mutlu ve gururluyum” dedi ve Türkiye’de hayatın güzel olduğunu belirtti. Sözleşmenin 2028’e kadar uzatılması, TFF’nin Montella’ya olan güveninin somut bir göstergesiydi ve Dünya Kupası öncesinde istikrar mesajı veriyordu.
2026 Dünya Kupası: hayal kırıklığı ve sonrası
23 yıllık bir hasretin sona erdiği Dünya Kupası, beklenen hikayeyi yazamadı. Türkiye, D Grubu’nda Avustralya, Paraguay ve ABD ile eşleşmişti. İlk maçta Avustralya’ya 0-2 mağlup olan milli takım, ikinci maçta Paraguay’a 0-1 yenildi ve iki maç sonunda turnuvadan elendi. Son maçta ABD’yi 3-2 yense de, grubun sonuncusu olarak turnuvaya veda eden Türkiye, turnuvaya katılan en değerli milli takımlardan biri olmasına rağmen sonuç alamadı.
Bu başarısızlığın ardından tartışmalar alevlendi. Montella’nın oyunu ve tercihleri, özellikle santrforsuz sistemi büyük eleştiri aldı. TFF cephesinden ise beklenmedik bir karar geldi: İtalyan hoca görevde kalacaktı. Ancak bu karar, koşulsuz bir devam kararı değildi. TFF yetkilileri Montella ile görüşerek bir dizi değişiklik konusunda fikir birliğine vardı.
TFF’nin Montella’ya getirdiği değişiklikler
Dünya Kupası sonrası TFF ve Montella arasında yapılan görüşmelerde, milli takımda yeni bir dönemin başlayacağı netleşti. Bu değişikliklerin Uluslar Ligi öncesinde hayata geçirileceği ifade edildi ve Montella, bu değişimlere açık olduğunu gösterdi.
TFF’nin Montella’dan talep ettiği değişiklikler birkaç ana eksen etrafında şekillendi.
- Teknik ekibin revize edilmesi: Montella’nın teknik heyetine mutlaka bir mentörün dahil edilmesi kararlaştırıldı. Atletik performans antrenörleriyle alakalı da değişimler gündemde.
- Kadro seçiminde esneklik: Montella’nın form grafiği yüksek olan yeni isimlere daha açık davranması ve daha geniş bir oyuncu havuzunu değerlendirmesi istendi.
- Santrfor sorununun çözülmesi: Dünya Kupası boyunca büyük eleştiri alan 9 numarasız sistemin yeniden gözden geçirilmesi talep edildi. Ya farklı bir oyuna geçileceği ya da Montella’nın santrfor kullanımına daha fazla ağırlık vereceği belirtildi.
- Oyun modelinin revize edilmesi: Dünya Kupası’nda işe yaramayan taktik yaklaşımın değiştirilmesi ve daha pragmatik bir anlayış benimsenmesi bekleniyor.
Bu değişikliklerin ortak noktası, Montella’nın görevde kalması şartıyla onun yaklaşımında köklü bir değişim talebidir. TFF, Montella’nın başarı potansiyeline güveniyor ama aynı zamanda Dünya Kupası’nda ortaya çıkan yapısal sorunların çözülmesini istiyor. Bu, bir uzatma değil, bir revizyon: Montella devam ediyor ama Montella’nın Montella’sı değişiyor.
Uluslar Ligi: yeni dönemin ilk testi
Dünya Kupası’nın hayal kırıklığı sonrası gözler UEFA Uluslar Ligi’ne çevrildi. Türkiye, 2026/27 UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’ta Fransa, İtalya ve Belçika ile karşı karşıya gelecek. Bu, Montella için zorlu bir sınav olacak: hem Dünya Kupası’ndaki kötü izlenimi silmeli hem de TFF’nin istediği değişiklikleri sahaya yansıtmalı.
Maç takvimi ise hiç de kolay değil. Türkiye’nin Uluslar Ligi’ndeki yolculuğu 25 Eylül’de Fransa karşısıyla başlıyor. Üç gün sonra İtalya ile karşılaşılacak. Ekim başında Belçika deplasmanı ve İtalya deplasmanı oynanacak. Kasım’da ise Belçika ve Fransa ile son maçlar yapılacak. Altı maçın hepsi, dünya futbolunun en güçlü milli takımlarına karşı ve her birinde Montella’nın revize edilmiş oyun modeli test edilecek.
Bu gruptan alınacak sonuçlar, Montella’nın kaderini belirleyecek. İyi sonuçlar gelirse, Dünya Kupası’nın hayal kırıklığı unutulacak ve 2028 Avrupa Şampiyonası elemeleri için güvenle yola çıkılacak. Kötü sonuçlar gelirse, TFF’nin sabrı tükenebilir ve sözleşme 2028’e kadar olsa bile yollar ayrılabilir. Türkiye’de teknik direktörlük görevi, sözleşmenin süresinden çok, sonuçlarla var olan bir pozisyondur.
Montella’nın karnesi: iki yılda neler başardı
Sözleşme tartışmalarının ötesinde, Montella’nın Türkiye’deki performansını objektif olarak değerlendirmek gerekiyor. İki yıldan kısa bir süre içinde milli takımın başında olan İtalyan teknik adam, hem tarihi başarılar elde etti hem de Dünya Kupası’nda büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Montella’nın Türkiye kariyerinin dönüm noktalarını ve sonuçlarını birlikte değerlendirdiğimizde, sözleşmenin devam ettirilmesinin arkasındaki mantık daha net görülüyor.
| Dönem | Başarı/Başarısızlık | Sonuç | Etki |
|---|---|---|---|
| Eylül 2023 – Göreve geliş | Stefan Kuntz sonrası dönem | Yeni bir oyun modelinin başlangıcı | Uyum süreci |
| Ekim 2025 – Euro 2026 elemeleri | Grup liderliği | İlk defa gruptan lider olarak çıkış | Tarihi başarı |
| Mart 2026 – Dünya Kupası play-off | Romanya ve Kosova’yı eleme | 23 yıl sonra Dünya Kupası vizesi | Tarihi başarı |
| Haziran 2026 – Dünya Kupası | Grup aşamasında elenme | Sonuncu, 3 puan | Büyük hayal kırıklığı |
| Haziran 2025 – Sözleşme uzatma | 2028’e kadar uzatma | TFF’nin güven mesajı | İstikrar |
| Eylül 2026 – Uluslar Ligi | Başlamadı | Fransa, İtalya, Belçika ile zorlu grup | Belirsiz |
Bu değerlendirme, Montella’nın Türkiye’deki kariyerinin iki yüzünü gösteriyor. Bir yandan 16 yıl sonra Avrupa Şampiyonası’na gitme, 23 yıl sonra Dünya Kupası’na katılma gibi tarihi başarılar var. Diğer yandan, Dünya Kupası’nda sonuncu olarak elenme gibi ağır bir başarısızlık. TFF’nin Montella’yı görevde tutma kararı, bu iki tabloyu birlikte değerlendirdiğinde daha anlaşılır: başarı potansiyeli ortada, ama Dünya Kupası’nda ortaya çıkan yapısal sorunların çözülmesi şart.
Devam senaryoları: Montella kalırsa ne olur
Montella’nın görevde kalması durumunda, 2028 Avrupa Şampiyonası’na kadar bir yol haritası çizilmesi gerekiyor. Bu yol haritası, TFF’nin Dünya Kupası sonrası talep ettiği değişiklikleri içeriyor ve Montella’nın bu değişiklikleri ne kadar içselleştirdiği, yeni dönemin başarısını belirleyecek.
Eğer Montella kalıcı bir şekilde Türkiye’de devam ederse, aşağıdaki senaryolar devreye girebilir.
- Uluslar Ligi’nde yeniden yapılanma: Fransa, İtalya ve Belçika’ya karşı alınacak sonuçlar, Montella’nın revize edilmiş oyun modelinin ilk testi olacak. En azından grupta kalma hedefi konulmalı.
- Kadro yenileme süreci: Dünya Kupası’nda oynayan kadronun bir kısmının değiştirilmesi ve genç oyuncuların entegrasyonu hızlanacak. Kenan Yıldız, Arda Güler gibi isimlerin etrafında yeni bir jenerasyon inşa edilecek.
- 2028 Avrupa Şampiyonası elemeleri: Uluslar Ligi’ndeki performansa göre eleme grubunda pozisyon belirlenecek. Montella’nın hedefi, Türkiye’yi üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonası’na taşımak olacak.
- Teknik ekibin tamamen revize edilmesi: Mentör eklenmesi, fiziksel performans antrenörlerinin değiştirilmesi ve taktik yaklaşımda köklü bir değişiklik, Montella’nın eski kendisinden farklı bir profil çizmesini gerektirecek.
- Santrfor sorununun çözülmesi: Klasik bir forvet kullanımı ya da farklı bir hücum organizasyonu, Dünya Kupası’ndaki en büyük eksikliğin giderilmesi için şart.
Bu senaryoların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, Uluslar Ligi’ndeki ilk maçlarla birlikte netleşmeye başlayacak. Montella’nın TFF’nin taleplerine ne kadar uyum sağladığı ve sahaya nasıl yansıdığı, devam kararı için belirleyici olacak.
Ayrılık senaryosu: Montella giderse ne olur
Montella’nın görevde kalma kararı, kesin ve geri alınamaz bir karar değil. TFF, Dünya Kupası sonrası Montella’yı tuttu ama Uluslar Ligi’nde kötü sonuçlar gelirse, federasyon sabrını yitirebilir. Sözleşme 2028’e kadar olsa da, Türk futbolunda teknik direktörlerin sözleşmeleri sonuçlara göre feshedilir.
Eğer Uluslar Ligi’nde beklenen sonuçlar alınmazsa, ayrılık senaryosu devreye girebilir. Bu senaryoda dikkat çeken birkaç nokta var. İlk olarak, TFF’nin Montella’yı görevden alması durumunda, tazminat konusu gündeme gelecek. 2028’e kadar uzatılan sözleşmenin feshedilmesi, federasyon için maliyetli olabilir ama sonuçların kötü gitmesi durumunda bu maliyet, geri alınması zor bir itibar kaybına göre tercih edilebilir.
İkinci olarak, Montella’nın ayrılması durumunda yerine kimin geleceği sorusu var. Türk futbolunda yerli mi yabancı mı tartışması her teknik direktör değişiminde gündeme gelir. Dünya Kupası’ndaki başarısızlık sonrası, yerli bir teknik direktör talebi güçlenebilir. Ancak TFF’nin son yıllardaki eğilimi, yabancı teknik direktörlerden yana. Montella sonrası hangi yöne gidileceği, federasyon yönetiminin vizyonuna bağlı olacak.
Üçüncü olarak, Montella’nın ayrılması durumunda milli takımda yeni bir inşa süreci gerekecek. Montella’nın iki yılda oluşturduğu oyun kültürü ve oyuncu ilişkileri, sıfırdan yeniden inşa edilmek zorunda kalacak. Bu, zaman ve enerji maliyeti demek ve 2028 Avrupa Şampiyonası elemeleri için değerli bir süre kaybı anlamına gelebilir.
Montella’nın kendi perspektifi
Montella’nın İtalyan basınına verdiği röportajlarda, Türkiye’de kalmaya yönelik sinyaller açık. “Sözleşmemi 2028’e kadar yeniledim. Saygı ve takdir görüyorum. Türkiye’de hayat güzel” ifadeleri, İtalyan hocanın Türkiye’de kalmaktan memnun olduğunu gösteriyor. Ancak aynı röportajda, Türk milli takımının İspanya ve Fransa gibi ülkelerin sahip olduğu 30 kaliteli oyuncu havuzuna sahip olmadığını da itiraf etti. Bu, hem bir gerçeklik tespiti hem de bir beklenti yönetimi: Montella, kaynakların sınırlı olduğunun farkında ve bu sınırlar içinde maksimum performans beklenmesini istiyor.
Dünya Kupası sonrası TFF ile yaptığı görüşmelerde Montella’nın tutumu da önemli. İtalyan hoca, TFF’nin talep ettiği değişikliklere direnmemiş ve uyum sağlamaya açık olduğunu göstermiş. Bu, hem Montella’nın Türkiye’de kalmaya niyetli olduğunun bir göstergesi hem de TFF ile ilişkilerinin diyalog içinde yürüdüğünün kanıtı.
Türk futbol kamuoyunun tepkisi
Dünya Kupası’ndaki başarısızlık sonrası Türk futbol kamuoyu, Montella konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf, Montella’nın başarı potansiyeline işaret ediyor ve Dünya Kupası’ndaki başarısızlığın tek bir turnuvaya indirgenemeyeceğini, uzun vadeli bir proje için sabır gerektiğini savunuyor. Diğer taraf, Dünya Kupası’ndaki oyunun ve sonuçların kabul edilemez olduğunu, Montella’nın sistem ve tercihlerinin Türk futboluna uygun olmadığını öne sürüyor.
Bu tartışma, Uluslar Ligi maçlarıyla birlikte netleşecek. Eğer Montella, Fransa ve İtalya’ya karşı iyi bir performans sergilerse, Dünya Kupası’nın hayal kırıklığı hafifleyecek ve kamuoyu desteği yeniden güçlenecek. Ama kötü sonuçlar gelirse, eleştiriler daha da sertleşecek ve TFF’nin elini zorlayacak. Türk futbolunda kamuoyu baskısı, federasyon kararlarını doğrudan etkileyen bir faktördür ve Montella’nın kaderi, son tahlilde, sahada alınan sonuçlarla belirlenecek.
Vincenzo Montella’nın Türkiye’deki hikayesi henüz bitmedi. 2028’e kadar uzatılan sözleşme, TFF’nin güvenini gösteriyor ama bu güven, sonuçlarla beslenmek zorunda. Uluslar Ligi’ndeki altı zorlu maç, hem Montella’nın hem de milli takımın yeni döneminin kaderini belirleyecek. Devam mı, ayrılık mı sorusunun cevabı, Eylül ve Kasım aylarında verilecek.